Free Web Hosting Provider - Web Hosting - E-commerce - High Speed Internet - Free Web Page
Search the Web

 

DE GÜLÜM

 De gülüm! De ki ela bir günde geleceğim
 İstanbul darmadağın olacak, saçlarım
 darmadağın. Hepsi, darmadağın!
 üzülme gülüm! Toparlanacağız, birlikte,
 ayağada kalkacağız, yürüyeceğizde gülüm
 hem de çelikten toprağını dele dele hayatın
 de gülüm! De ki: bitmiştir umut, bitmiştir
 sevgi, bitmiştir güven!
 güven bana gülüm!
 sana bitmemişliği öğretecek, tattıracaktır
 hasretten-hakikaten-ten değiştirecek yüzüm!
 göreceksin gülüm! bekle!
 hırslarımız, acılarımız gitgide ihanetlere
 hainlere, ezilmelere alışacak.
 göreceksin -sevinçten ağlayacaksın gülüm-ki
 işte o vakit bana -doğrudur!-
 şair olmak, seni sevmek pek çok yakışacak!
 bak! şiirler var, mektuplar var, çocuklar var,
 sokaklar var, kediler!
 inan bana gülüm, ölüm yok bir tek !ölüm yok bize!

/Küçük İskender


 
 

ne sağnaklar görmüşüz, yarılan gökyüzünden 
alnımız yıldırımlarla ağmış,
ne rüzgarlar çınlamış bağrımızda,
coşkusundan kırılmış kaburgamız,
dişlenip kayaları ne ateşler yakmışız,
aşmışız ne zifir uçurumlar,
yine de ürkütmeden öpmüşüz bir ceylanı 
gözlerinin yaşından
incitmeden tutmuşuz ağzımızda yorulan kelebeği;
şimdi asmalardan korukların tadı silinmiş,
sesimizde sendeleyen bir keder,
uykusuzluk serin serin sızıyor acıyan tenimizden;
ziyanı yok,
nasıl olsa gönlümüzde aşkın yeri çok derin.
ne azgın canavarlar üstüne yürümüşüz
bir demet çiçek için,
neyimiz var neyimiz yok vermişiz bir narin dilek için,
yıllarını taş duvara örmüşüz ömrümüzün 
bir hırçın yürek için;
şimdi çevremizde yosunlaşmış sessizlik,
yabanıyız gittiğimiz her şehrin, çiğdemsiz, kükremesiz,
kimsecikler sezmiyor boynumuzdan didişen 
örümceğin zehrini;
ziyanı yok,
nasıl olsa nabzımızda durulanır yaşamanın iksiri.
Ne güzel sevmişiz, ağzımızda mavi bir tat kekremiş,
ne sızılar sarmışız yumuşacık öpüşlerin 
çığlığını kuşanıp,
şafaklar tutuşkunu şarkılar yuvalanıp
ne mintanlar yırtmışız,
şimdi usulcacık ürpersek 
kara gece uykumuz kaçacak kadar delik
üstümüz çimensiz tepeler gibi bereketsiz, 
örtüsüz, serin;
ziyanı yok,
nasıl olsa gönlümüzün çayırları ipekten,
bakışımız lekesiz.
Ne masalar düzmüşüz kıvrımları gümüş, 
kakmaları sedeften,
ne milyonlar yanından başeğmeden geçmişiz, 
huyumuz değişmemiş,
hayatımız günbegün çarpışarak yaşanılan 
sırların ürünüdür;
simdi kar altında avcumuz, avurdumuz ilaçsız,
ıssızlaşmış sabahlar, yoksunluk arsızlaşmış,
kaçışır yolumuzdan gölgesini de alıp o şaklabanlar
inildesek açlıktan;
ziyanı yok, 
nasıl olsa gönlümüzün dağı taşı altından.
Ne devlerle dalaşmış kanımızı göstermeden silmişiz.
ne kudurgan günlerde elimizi dost eline 
titremeden vermişiz,
bir ömür seğirtmişiz bir nefes beklemeden;
şimdi nice anışların dudağı üşüyen bir çocuk kadar uçuk,
nicesi el sıkışların sahtekar çıkmış.
- Bizi eşkiyalar soymamış abi
  muhabbet yıkmış!

/Nihat Behram


 

DUYURU!


[Ana Sayfa] [Cemil Meriç] [Mektupçu] [Aforizmalar] [Sorular] [Vee..] [Sizin yeriniz] [Tavsiyeler] [Derlemeler]