Free Web Hosting Provider - Web Hosting - E-commerce - High Speed Internet - Free Web Page
Search the Web

 

 

Sözlerine inandığım ve bağlandığım insanlar, ot kokulu insanların çokluğundan bahsediyorlar yakınarak (aynı şekilde bu çokluğunda bizi itham ettiğini unutmayalım. Farklılaşmış yaşam tarzlarının varılan hep aynı karşı duruşları işte).
Bu çokluğun söylenilenden biraz daha az olduğunu düşünürdüm, yaşamların girilemez yönlerine istinaden.
Sözleri olmasa bile düşünceleri vardı aklımca. 
Belirtilen çokluğun daha çoğaldığına şahit oluyorum şimdi, günleri sözsüz başlayıp bitirdikçe.
Bir de üzerine sözleri olanların da basmakalıplıkları eklendikçe.
Kendimi hiçbir yere koymuyorum bu sıralamanın üzerinde. Ne sözlerin sahibiyim ne de bitki köklü biri. 
Sadece aralarında gidip gelen bir dinleyici. Ama bu daha mı kötü?
Budalalığın başka bir boyutunda buluyorum kendimi. 
Ot kokulu insanların evlerine konuk oluyorum ve onların penceresinden bakıyorum yaşama. 
Bunca düşün, düşüncenin ve yazının boşluğa dağılan havariliğinin saçmalığına saplanıyorum.
Hayattan alınamayan karşılıkların karşılığı olduklarını düşünüyorum yazıların
'Hayattan alınamayan karşılık' sözünün sır ve yeis dolu belirsizliğinde kayboluyorum.
Hayatın karşısında düştüğüm komik duruma acı acı gülüyorum. Karnının acıkmasını garipseyip, salatanın 
yeşilinden oyun bahçeleri kurmak gibi.
Maalesef karnımız her dört saatte bir acıkıyor ve belediyeler tarafından kuruluyor oyun bahçeleri.
Bizim gibi düşünen avukatlarımız olsa bile değiştirilemiyor karar. Jüri heyeti hem kalabalık hem sağır.
Temyizlerle oyalanıyoruz. Böylesi çoğunluk için daha iyi belki ama, daha fakirce..

 

DUYURU!

 


[Ana Sayfa] [Cemil Meriç] [Mektupçu] [Aforizmalar] [Sorular] [Vee..] [Sizin yeriniz] [Tavsiyeler] [Derlemeler]