|
HİÇ KİMSEYE Düş ortağım.. İflah olmaz biçimde düşlerini kurduğum düş ortağım, Tutasıya dikiliyorum zamanın önüne, saklı dakikalarda kaybolmasın diye düşlerimiz. Kırasıya vuruyorum tutulmazlığına ve elinden alıyorum ikimizi sıraya dizdiklerinin arasından. Bekliyorum, zamana karşı haykırmak için seni. Gelmeyişlerini biriktiriyorum, gittiğimde ellerine bırakmak için bu mirası. Yazılmayacakları düşünüyorum olmayası olasıların girdabında. Işığın parlıyor gözlerimde guruba karşı. Şarkılarını söylüyorum, baki kalan kubbede sussun diye bir hoş seda. Yayılıyorum salkım saçak yıldızların arasından, geceyi tarayan gözlerine değmek icin. Köprüler kuruyorum düşlerimle yüreğimden, hayalyıldızımın düşleriyle buluşsun diye. Parmaklarımı basıyorum al binen şakaklarıma acıyı köreltsin diye. Seni yazıyorum kalbimden sayfalara, o beyaz cesaretleri titreyip dağılsın diye. Kocaman afişlerini yapıştırıyorum hayalyıldızımın gönlümün küskün duvarlarına. Seni düşünüyorum soğuk iklimlerde çoğalan çığlıkların arasından geçerek. * * * Tutmadım çirkin umutların yakasından yaşamak için. Öptüm umutsuzluğun yanaklarından, gözyaşları başka yere akmasın diye. Ölümüne boyadım hayalleri rengine, gökkuşağı üzerime hiç doğmasın diye. Uzun bir soluk olmak istiyorum, mucize karşısında tutulan. Seninle ölmek ne demek? Seninle yaşamak istiyorum. Masumiyeti parmaklarından tutup yürütmek için, bütün aşkları paçavra edip yolumuza sermek için, başlayıp bitmemesi için. Kahramanlar derleyelim fırtınalarımızdan, yalnızların umut destanı diye yüreklere yazılmak için. Dağılmalarımı süpürecek saçlarını eksik etme omuzlarımdan. Çalıkuşları ile sana haber uçurabilmek için..diyar-ı sevgilinin sevgilisi, başka bir söz başka bir soluk getir olmazlarıma bambaşka bir alemden. Sayfalarda abideleştiriyorum sözlerimin belasını. Ruhunu yatırman lazım fırtınaların beşiğine.. Susamıyorum ve konuşamıyorum. Sayfalar arada kalışın belgeleri. Herşey bir ütopyaya, imkansızlığa ait ve fakat sevmemeye ait değil. Yine de sınırları kaldırılamıyor ütopyada zincire vurulmuş kelimelerin önünden. Ve yinede birer aslan zincirlerinde bu mağrur kelimeler. Ütopyayı kendi ormanları kadar hür bir ülkeye dönüşterecek yegane kudret bu kelimeler. Yazılmadan unutulan bir hikayenin yitik kelimeleri.. Hürriyetleri arzın işgali. Arzın, yani senin. Parmaklarda duruşları fetih azmini yitirmiş bir ordunun timsali. Kanayan yaralara koklatılan alkolün keskin kokusu. Avunmalara saplanan kabusların hakikat dolu şamarları. Gül ol, dikenlerine sarılmak istediğim. Ayışığım ol, gecelerimin üstüne doğan. Kağıttan bir gemi içinde dolaştım kıyılarında. Ne derinlerine sürükleneceğim gel-git'lerin oldu, ne de bir çocuğun ellerinde boğuldum, şimdi karaya oturduğum kıyılarında. Dünya uğrunda yaşadığım araf. Bir yanı cennet, yani sen, öbür yanı cehennem. Sen; peşinde koştuğum hayal. Ben; peşinde koşan bir hayal. Kalbim yabancıların otağ kurduğu bir vaha. Vaha sensiz mevsime aşina. Yaşamım duvar diplerine sinmiş bir gölge. Yürümek için duvarın önünde duracak seni bekleyen. Bir gün gelirsin diye korkum sonsuz. Gelenek haline getirdim ben hezeyanlarımı. Kendi düşen ağlamazmış! Bu derin hastalığımı perçinle, ateşler yak yürek dağdağasında. Şifa olma. Bir de onursuz bir sefaletin pençesi. Ben titrek ışıkların ortasında bir karanlık, sen henüz yakmadığım meşale. Gözlerin yüreğimde açan çiğdem. Sesin eşsiz bir cıvıltı cemre düşmeyen baharımda. Ve yangın gülümseyişin, her defasında uçurum başlarına koşturan. Yüzün alnıma çarpan rüzgar, seni anışlarımın darmadağın toplantılarında. Hadi, tut beni ve kendini ver sayıklamalarla. Başımı döndür, rüzgarı savur, fırtınaya patla, yücelt aşkı sözcüklerin ihtişamıyla. Yazmayacağım bir kez daha seni sen yapan beni, alnımdan silinen kaderin ardından. Yanmak ve ölmek zamanı! Bunların hepsi geçecek, psikoloğuma güveniyorum hahhaaa! Parmaklarım sızlıyor parçalanan kelimelerin çılgınlığında.. İki satırda sen yazsan şuraya.:) -HAYALYILDIZIMA- 14.01.99 / İstanbul |
[Ana Sayfa] [Cemil Meriç] [Mektupçu] [Aforizmalar] [Sorular] [Vee..] [Sizin yeriniz] [Tavsiyeler] [Derlemeler]
![]()