|
Çağrı ------------------------------------------------------------------------------- ------------------------------------------------------------------------------- Haydi gel, Sarıp sarmala beni Tut beni tam çökecekken dizlerimin üzerine Tüm umutlarımı öldür ve tek umudum sen ol bundan böyle... Gülfem Elif Hanhan 25.05.2002 |
|
------------------------------------------------------------------------------- ------------------------------------------------------------------------------- Yalnızdık, Tutuktuk inceden bir hayale Kalplerimizin karanlığında birbirimizin aydınlığına bulanırdık Yanılırdık.... Şaşırırdık belki sevgimize... Ben bir martıya emanet ederdim kalbimi bazen Kopup gelsin sana diye yakamozlu İstanbul gecelerinden... Bazen eski bir hatıradan koparamazdım onu Kimbilir belki Ege Kıyısından Belki Anadolu’nun yıpranmış raylarında giden bir trenden... Oysa kaderinde hüzün vardır sevdanın... Bunu unuttuğum anlardı hep yenildiğim Sevdanın göğsümde bir bıçak, Boğazımda bir yumruk, En çok da ruhumda bir yük olduğunu hissettiğim... Ve ben dönüp dolaşıp Gitmekle kalmak, nefes almakla yaşamak arasındaki O eski yerdeyim... Birden yalnızlığın bildik ve buruk tadını hissederim dudaklarımda Ve aynada o çok tanıdık gelen Ama adını çıkaramadığım eski dostlardan biri daha.. Sevdiğim, sevildiğim Ruhumu kalbime katıp seviştiğim Ruhunu kalbini benimsediğim sevgilim... Bense kağıt üzerinde x ve y’lere bağlı bir denklemim... Mutluluk acı bir oyunu , Hatıralar ise yemi olur aşkın... Bu sahnede yerim çoktan ayrılmış, olmayan bir şey peşinde koşan bir şaşkın ......................... Kaderinde hüzün vardır sevdanın... G. Elif Hanhan 31.03.2002 |
DUYURU!