Free Web Hosting Provider - Web Hosting - E-commerce - High Speed Internet - Free Web Page
Search the Web

1984

“Anlaman gereken ilk şey, burada şehit diye bir olay olmadığıdır. Geçmişteki dinsel kıyımları okumuşsundur. Ortaçağlarda engizisyon vardı, ama başarılı olamadı. Doğru yoldan ayrılanları yok etmek amacıyla işe başladı. Ama sonunda yok olan kendisi oldu. Çünkü kazığa bağlayıp yaktığı her adamın yerine binlercesi çıktı. Neden böyle oldu? Çünkü Engizisyon, düşmanlarını herkesin önünde tövbe etmeden öldürüyordu. Öldürme nedeni zaten suçluların tövbe etmemeleriydi. İnsanlar gerçek inançlarından vazgeçemedikleri için ölüyorlardı. Aslında tüm onur suçlunun, tüm utanç ise onu yakan Engizisyonun oluyordu. Daha sonraları, yirminci yüzyılda totaliterler vardı. Alman Nazileri ve Rus Komünistleri. Ruslar doğru yoldan ayrılanları, Engizisyondan daha şiddetli cezalandırdılar. Geçmişteki yanlışlardan öğrenmişlerdi; şehitler yaratılmamalıydı. Kurbanlarını mahkeme önüne çıkarmadan önce insanlık onurlarını öldürüyor, aç bırakarak, işkence ederek, tüm dirençlerini kırıyorlardı. Sonuçta kendilerine ne söylenirse kabul ediyorlar, birbirlerini ele veriyor, birbirlerinin ardına gizleniyorlar, acıma dileniyorlardı. Ama birkaç yıl sonra aynı şeyler yinelendi. Ölenler şehit oldular;  alçaldıkları unutulmuştu. Neden böyle olmuştu? Çünkü, itiraflarının düzmece olduğu ve işkence yoluyla elde edildiği anlaşılmıştı. Biz bu tür yanlışlar yapmıyoruz. Buradaki tüm itiraflar doğrudur. Onları biz doğru yapıyoruz. En önemlisi, ölülerin bize karşı çıkmak için dirilmelerini önlüyoruz. Sonraki kuşakların seni savunacağını sakın düşünme, Winston. Sonrakiler senin adını bilmeyecek, seni tarih zincirinden söküp atacağız. Seni gaz haline sokup stratosfere salacağız. Senden geriye hiçbir şey kalmayacak; ne bir ad, ne bir kayıt, ne de beyinlerde bir anı. Geçmişten olduğu gibi, gelecekten de silineceksin. Sen hiç yaşamamış olacaksın.”

O’Brien gülümsedi. “Sen bir yanlışsın. Silinmesi gereken bir lekesin. Sana geçmiştekilerden farklı olduğumuzu söylemiştim. Biz, zorla boyun eğilmesinden hoşlanmayız. Bize kendi isteğinle uymalısın. Biz bize başkaldıranları yok etmeyiz. Akıllarını ele geçirip değiştirir, yeniden biçimlendiririz. Ondaki tüm kötülüğü yok eder, onu yalnız görünüşte değil, tüm gönlü ve tüm ruhuyla kendi tarafımıza çeker, sonra öldürürüz. Katlanamayacağımız tek şey, ne kadar güçsüz ve gizli olursa olsun, dünyada yanlış bir düşüncenin varolmasıdır. Ölüm anında bile, doğru yoldan sapma sözkonusu olmamalıdır. Geçmişte doğru yoldan sapanlar, ölüme aynı düşünceleri taşıyarak giderlerdi. Rusya’da bile kurban kurşuna dizilmeye giderken kafatasının içinde başkaldırısını korurdu. Ama biz, beyni parçalamadan önce, onu yetkinleştiriyoruz. Eski despotların emri <<Olmamalısın>>dı; totaliterlerin emri <<Olmalısın>>dı. Bizim emrimiz ise, <<Öylesin>>dir. Buraya getirdiğimiz hiç kimse bize karşı dayanamaz. Herkes temizlenir. “


 


“Şunu asla unutma; her zaman üzerine basılacak bir yüz bulunacaktır. Parti’nin düşmanı olan çılgın biri olacak ve o hep aşağılanarak, defalarca yenilecektir. Elimize düştüğünden bu yana yaşadıkların, başkaları için de sürecek, daha da kötüleşecektir. Casusluklar, ihbarlar, tutuklanmalar, işkenceler, idamlar, ortadan kaybolmalar, asla son bulmayacak. Parti güçlendikçe acımasızlaşacak; muhalefet zayıfladıkça, despotluk güçlenecektir. Goldstein ve onun yolundan gidenler sonsuza dek varolacak. Her gün, her an, yenilgiye uğrayacak, aşağılanacak, gülünç duruma düşürülecek, ama hep yaşayacaklardır. Seninle yedi yıldır oynadığım bu oyun kuşaklar boyu yinelenecek, her seferinde daha da ustalaşacak. Doğru yoldan ayrılanlar burada acıma dilenecek, kendilerini yitirecek, acıyla bağıracak, ayaklarımıza kapanacaklar. İşte hazırlamakta olduğumuz dünya bu. Zaferle kadar, dehşetle de dolu bir dünya olacak. Utkuların ve zaferlerin birbirini izleyeceği bir dünya... Görüyorum ki, dünyanın nasıl olacağını anlamaya başladın. Sonunda anlamaktan öte, kabullenecek ve onun bir parçası olacaksın.“


 

 

 

DUYURU!


[Ana Sayfa] [Cemil Meriç] [Mektupçu] [Aforizmalar] [Sorular] [Vee..] [Sizin yeriniz] [Derlemeler]